« Önceki ::

YARAB KUSURLARIMIZI AF ET. BİZİ KENDİNE KUL KABUL ET.EMANETİNİ KABZ ETMEK ZAMANINA KADAR EMANETTE EMİN KIL     



                                                                       Gül açmaz çağlayan akmaz ilahi nurun olmazsa, Söner alem, nefes kalmaz felek manzurun olmazsa, Firak ağlar, visal ağlar ezel mesturun olmazsa, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah..." s.a.v. Gecemiz mübarek olsun dua ile..










 

Yorum (yok) Yorum yaz!

İYİBİR İNSANDA OLMSI GEREKEN HALLER................

                                               

 

Düşünmeye vakit ayır;Düşünce güç için kaynaktır.

Okumaya vakit ayır;Okuma bilginin  pınarıdır.

Duaya vakit ayır;Dua, güç anlarda direnmenin desteğidir.

Eğlenceye vakit ayır;Eğlence gençliğin sırrıdır.

Sevmeye vakit ayır;Sevme yaşamı tatlı kılan şeydir.

anlaşmaya vakit ayır.

Gülmeye vakit ayır;Gülme ruhun müziğidir.

Vermeye vakit ayır;Verme günün aydınlığıdır.

İşini yapmaya vakit ayır.

Teşekküre vakit ayır;Teşekkür,yaşam pastasının kremasıdır

 

                                                              

Yorum (1) Yorum yaz!

ZALİM OLMA.................ÇOK DOGRU

blokcu arkadaşdan alıntıdır.izniyle.

Yorum (2) Yorum yaz!

.................

    • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    • Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    • Sevmek için güzele mi bakmalı?
    • Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    • Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    • Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    • Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
    • Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    • Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    • Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    • Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    • Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    Victor Hugo

Yorum (yok) Yorum yaz!

RÜYA

 

RÜYA

(Evinde televizyon olanlara ithaf…)

Sınıf öğretmeni çocukların uykuları üzerine araştırma yapıyordu. Rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra, “Söyleyin bakalım! Bu gece ne gördünüz?” diye sordu. Çocuklar tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların birçoğu  televizyonda seyrettikleriydi çocukların… üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazası, cinnet geçiren emeklinin karısını ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması… öğretmen arka sırada oturan öğrencinin el kaldırmadığını görünce ona doğru yaklaşıp “Hayrola arkadaş! Dedi, Yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?” küçük çocuk yanakları pembeleşirken, “Elbette görüyorum!” diye gülümsedi. Fakat benim rüyalarım çok farklı.” “O zaman gördüğünü anlat! Dedi öğretmen, “Arkadaşlarınla aynı şeyleri görmen gerekmiyor.” Küçük çocuk “Ben, dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm!” dedi, “Köyümüze yakın deredeydik. Ve kocaman bir balık tutarak eve götürdük.” Öğretmen yaptığı çalışmayı bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük çoğunluğunda Irak’ın bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalarsa meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılmasıyla ilgiliydi, öğretmen arka sıradaki öğrencinin bu seferde el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne rüya gördüğünü sordu. Küçük çocuk dışarıdaki karlı dağlara bakıp anlatmaya başladı rüyasını: “Geçen hafta bir çok kuzumuz doğdu. Rüyamda onları dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada.” Öğretmen araştırmasını biraz derinleştirdiğinde çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türden rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile onlar gibiydi. Sonunda merak edip sordu:”Hep bu türden rüyalar görmeniz harika! Sanki film gibi her biri. Yoksa bunun için bir formül mü var?” küçük çocuk şu ibretli cevabı verdi: ”Bilmiyorum öğretmenim! Televizyon alacak paramız olmadığı için Allah da bize bu filmleri gösteriyor olmalı..........................

Yorum (yok) Yorum yaz!